10. NEBİ (S.A.V.)’IN KÜÇÜKLÜĞÜNÜ ANLATAN KONUDAN ÇIKARILACAK DERSLER

1. Küçük çocukların tabi bir ortamda yetişmesinin önemi ve fıtratın ıslah olmasındaki etkisi:  Nebi (s.a.v.) küçüklüğünü tabi bir ortamda yani köy hayatında geçirmesi gelişimine etki etmiş ve bu tabiiliğin peşinden de saflık ve uyumluluk gelmiştir. Allah’ın salat ve selamı üzerlerine olsun önceki Nebilerde aynı ortamda yetişmişlerdir. Çünkü kayalıklar, düzlükler, dağlar ve vadiler; fıtratın gözetilmesinde ve sağlam kalmasında önemli bir etkiye sahiptir. Nebi (s.a.v.)’ın sahabileri de çocuklarını çöllere çokça çıkarırlardı. Bu onların çocuklarının gayretine etki etti ve onlar yetiştikleri gün İslam’ın kahramanı oldular.

2. Allah’a davette şeytanı uzaklaştırmanın önemi: Muhakkak ki Allah Nebi (s.a.v.)’ın kalbini imanla yıkayarak ona ihsan etmiş ve Cebrail (s.a.) O’ndan şeytanın payını çıkarıp almıştır. Bunda şeytanın vesveselerinden nefislerini kurtarıp gayret etmeleri hususunda davetçi kimseler için alınacak dersler vardır. Abdullah b. Mesud (r.a.) dan Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sizden her bir kimsenin cinden bir yakın arkadaşı ve melekten bir yakın arkadaşı vardır.” Sahabiler: ‘Senin için de var mıdır? Ey Allah’ın Rasûlu!’ dediler. Buyurdu ki: “Benimde vardır ancak Allah bana yardım etti ve benim cinim müslüman oldu ve bana ancak hayrı emreder.” [1]

Müslümanın şeytanı uzaklaştırdığı en hayırlı şey, Kur’an ve duadır. Cinlere Kur’an’dan en ağır gelen ayetler; ayetel kürsi, Bakara, Felak ve Nas sureleridir. Ebu Hureyre (r.a.) dan Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Muhakkak ki içerisinde Bakara suresinin okunduğu eve şeytan giremez.” [2] Bir rivayette de Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kulhu vallahu ahad, Felak ve Nas surelerini sabahladığın ve akşamladığın zaman üç defa okursan her şeye karşı sana kafi gelir.”[3]

Dua ise insana karşı her türlü hesap içerisinde olan şeytanların yüzüne karşı öldürücü bir silahtır. Allah’a karşı yapılan yüce bir ibadettir ve bilakis ibadetin son noktasıdır, ibadetin kendisidir ve hak dindir.

3. Nefsin arındırılmasında koyun çobanlığının etkisi: Koyun çobanlığı Nebilerin yerine getirdiği yüce bir ameldir. Bu amel kulu göklerin ve yer yüzünün hükümranlığı hususunda devamlı olarak düşünce haline sokar. Kulun bu harika kainatın, göklerin, yerin, dağların ve denizlerin yaratıcısı yüce Allah’la bağını artırır. Bunlar nefsin tabii bir arınma ile arınmasını ve yaratıcısı olan Allah Azze ve Celle’yi tesbih etmesini sağlar. Zira beşerin hataları ve masiyetleri tabiattaki bu saflığın ve sessizliğin içine müdahil olamaz. Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyurur: “Görmedin mi! Göklerdekiler, yerdekiler ve sıra sıra kuşlar Allah’ı tesbih ederler. Hepsi de salatını (ibadetini) ve tesbihini bilir. Allah yaptıkları şeyleri en iyi bilendir.”[4]

Mümin bir kimse nefsini dünya hayatının kederinden ve üzerindeki dünya fitnesinin kalabalığından arındırmak istediği zaman, tabii ortamla baş başa kalarak ve o ortamın düzlüklerinde, vadilerinde ve dağlarında oturarak kendisin için zaman ayırsın. Oralarda tehlili (la ilahe illallah’ı), tesbihi ve Kur’an tilavetini çoğaltsın. Çünkü böyle yapmak, nefsi terbiye etmede; eminlik, saflık ve sessizlikten kaçırdığı şeyleri geri kazanmada en faydalı işlerdendir.

 

[1] Sahih Hadis: Müslim 2814

[2] Sahih Hadis: Müslim 780

[3] Hasen Hadis: Ahmed Müsned 4/148

[4] Nur suresi 41

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir