17. VAHYİN KISIMLARI, ÇEŞİTLERİ VE NEBİ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM’İN SEMAVİ KİTAPLARDAKİ HABERLERİ

Hamd, kıymetli vahiyle bu ümmete ikram eden Allah’a mahsustur. Bu vahiy âlemlerinin kalplerinin hayat kaynağıdır. Yeryüzündeki her metot bu değerli vahyin metoduna muhtaçtır ve Peygamberlerin sonuncu ve âlemlerin rabbinin elçisinin metodudur. Öyleyse bu vahyin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelişi ve nevileri, mertebeleri, suretleri nasıldır?

  1.Uykuda sadık rüya ile: Vahyin ilk başlangıcı böyle olmuştur. Ayşe radıyallahu anha dedi ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e ilk vahyin başlangıcı uykudaki salih rüya iledir…”[1]

  2. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem meleği görmeksizin, meleğin zihnine ve kalbine koyduğu şeydir: Bu çok olan bir nevidir. Ebu Umame radıyallahu anh’dan Nebi sallallahu aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Muhakkak ki, Ruh’u l- Kudus (Cebrail) kalbime, her bir nefis ecelini tamamlayınca ve rızkını tamamını alıncaya kadar asla ölmeyeceğini bana üfledi. Allah’tan korkun ve rızık talebinde güzel davranın. Rızkın yavaş gelmesi sizden hiç kimseyi Allah’a isyan ederek rızık talebine sevk etmesin. Allah’ın katındaki şeyler ancak ona itaatle elde edilir.”[2]

  3. Melek insan suretinde Nebi sallallahu aleyhi ve Sellem ile konuşur nihayet Nebi sallallahu aleyhi ve Sellem onu söylediği şeyi idrak eder: Bu kısımda birkaç sefer tekerrür etmiş hatta sahabe meleği açıkça görmüştür. Ömer radıyallahu anh şöyle dedi: “ Bir ara biz günlerden bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında otururken elbisesi oldukça beyaz, saçları oldukça siyah, üzerinde yolculuk eseri bulunmayan ve bizden kimsenin tanımadığı bir adam çıka geldi…”[3]

  4. Vahyin bazen çıngırdama gibi bir zor bir şekilde gelmesi: Haris bin Hişam radıyallahu anh Ey Allah’ın Resulü sana vahiy nasıl gelir? Dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “ Bazen çıngırak sesi şeklinde gelir. Bu bana en ağır gelendir. Sonra bu hal benden gidince meleğin söylediği şeyi idrak ederim…”[4]

  5.Meleğin bazen Allah’ın yaratığı gerçek sureti üzere gelerek vahyin gelmesi: Bu nevi iki kez gerçekleşmiştir. Ayşe radıyallahu anha dedi ki: “Her kim Muhammed’in rabbisini gördüğünü iddia ederse büyük bir iftira atmış olur… Mesruk dedi ki ‘Ey Müminlerin annesi! Bana izin ver ve acele etme. Allah Teâlâ “Yemin olsun ki onu apacık ufukta gördü ve yemin olsun ki, onu bir defa daha inişte gördü.” Buyurmadı mı? Ayşe: ‘Bunun hakkında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e soran bu ümmetin ilk kişisiyim. O buyurdu ki: ‘O ancak Cebrail idi. Onu bu iki suretin dışında asli yaratılışı ile görmedim…”[5]

  6. Allah’ın Nebisi ile vasıta olmaksızın konuşması: Bu konuşma miraç gecesinde olmuştur. Cebrail Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’i yedinci semada terk etmesi ve Nebi’nin de sidretü’l –Müntehaya çıkışından sonra Allah Subhanehu kendisi ile konuşmuştur. Enes radıyallahu anh’dan :… “Bana vahyedeceği şeyi vahyetti…”[6] şeklinde ki hadis ile.

  7. Uyku esnasında Allah’ın Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ile direk konuşması: Abdullah b. Abbas radıyllahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir gece Rabbim bana en güzel surette geldi ve dedi ki: ‘Ey Muhammed! Mele’i A’la (Allah katındaki melekler) hangi hususta tartışmaktadırlar, diye sordu dedim ki, Hayır…”[7]

  8. Cebrail’den başka bir meleğin gelmesi ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem onu gördüğü halde konuşması: Ebu Hureyre radıyallahu anh dedi ki: “Cebrail Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve semaya baktı, birden bir melek indi. Cibril onun hakkında ‘kıyamet saatinden önce yaratıldığı günden beri hiç inmemiştir’ dedi. Melek indiğinde Ey Muhammed! Rabbin beni sana gönderdi. Seni melek mi yoksa kul olan bir peygamber mi yapayım diye? Cebrail, ‘Ey Muhammed! Rabbine tevazulu ol dedi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ‘Hayır, bilakis kul olan bir peygamber’ dedi.”[8]

Semavi kitaplarda Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in haberinin verildiği şu ayetle sabittir: “Meryem oğlu İsa Ey İsrail oğulları! Ben size önümdeki tevratan önümdeki şeyi doğrulayıcı ve benden sonra da ismi Ahmed olan bir kimseyi müjdeleyici Allah’ın rasülüyüm…[9]”

 

[1] Sahih Hadis: Buhari 3

[2] Sahih Hadis: Sahih Camii’s Sağir 2081

[3] Sahih Hadis: Müslim 8

[4] Sahih Hadis: Buhari 2

[5] Sahih Hadis: Müslim 177

[6] Sahih Hadis:Müslim 162

[7] Sahih Hadis: Tirmizi 3233

[8] Sahih Hadis: İbni Hibban 2137

[9] Saf suresi 6

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir