3-SİYERİN YAZILMASI, KORUNMASI VE SEÇKİN ŞAHSİYETLERİNİN AÇIKLANMASI

Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Muhakkak ki, zikri biz indirdik ve elbette onu biz koruyacağız.”[1] Ayette geçen zikir kelimesi Kur’an’a ve Nebi (s.a.v.) siret metodu ile alakalı olan Kur’an’ın anlamını kapsar. Allah Azze ve Celle onu kıyamete kadar korumayı üzerine almıştır. İnsanların hepsini o güne haşredecek ve insanları ve bekçiliğine görevlendirdiği âlimleri o koruduğu dinden hesaba çekecek. Tefsircilerden bazıları ayetteki: “O’nu elbette biz koruyacağız” ifadesindeki “O” zamiri Nebi (s.a.v.), O’nun mirası ve siretidir, diye tefsir etmişlerdir.

Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki, Allah her yüz yılın başında bu ümmet için dinlerini yenileyecek (bidatlerden ayıracak) bir kimse gönderir.” [2]

Siretin ve hadislerin yazılması konusunda iki aşama vardır: Birincisi hadislerin Kur’an’a karışması korkusu ile yazılmasının kerih görülmesi: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Benden Kur’an’dan başka bir şey yazmayın. Kim benden Kur’an’dan başka bir şey yazmışsa onu silsin.” [3]

İkincisi ayırt etme hususunda emin olan kimse için yazmanın meşru olması: Nebi (s.a.v.) Abdullah b. Amra şöyle dedi: Parmağı ile ağzına işaret ederek, “Yaz nefsimi elinde tutana yemin ederim ki oradan haktan başka bir şey çıkmaz.”[4]

Yazma işi sahabe ve tabiin döneminde de devam etti. Sonra raşit halife olan Ömer b. Abdulaziz’in emri ile resimiyet kazandı. Halife, şehirlerin tamamında çalışanlarına ve âlimlere Rasûlullah (s.a.v.)’ın hadislerini yazmalarını emretti. [5]

Bu emir üzere Zühri ve Ebu Bekir b. Abdurrahman hadisleri yazdılar. Sonra hadisler cami adlı kitaplarda ve musanniflerde toplandı. Ma’mer’in, Sevri’nin, İbni Uyeyne’nin camileri ve Abdurrezzak’ın, İbni Ebi şeybe’nin ve Hammad b. Seleme’nin musannileri gibi. İmam Malik de Muvatta adlı kitabı telif etti.

Daha sonra kitapları bablar halinde telif edenler kimseler oldu: İmam Malik b. Enes, İmam ibni İshak, İbni Ebi Zi’b, İbni Ebi Arube ve Ma’mer gibi. Bazı kimselerde ravilere göre hadisleri yazdılar: Müsnedi Tayalisi, Müsnedi Esed b. Musa ve Müsnedi Ahmet gibi.

Daha sonra da bazı âlimler tasnifte sadece sahih hadisleri yazmayı uygun gördüler: İmam Buhari ve Müslim ve bunların metodu üzere yürüyen sünen sahibi kimseler. (Ebu Davut, Nesei, Tirmiz ve İbni Mace gibi)

İmam Buhari hicri 194’de doğdu ve 256’da vefat etti. İmam Müslim hicri 206’da doğdu ve 261’de vefat etti. Tirmizi hicri 209’da doğdu ve 279’da vefat etti. Nesei hicri 215’de doğdu ve 303 de vefat etti.  Ebu Davut hicri 202’de doğdu ve 275’de vefat etti. İbni mace 209’da doğdu ve 273’de vefat etti. Ahmet b. Hanbel hicri 164’de doğdu ve 241’de vefat etti.

 

[1] Hicir suresi 9

[2] Sahih Hadis: Ebu Davud 4291

[3] Sahih Hadis: Müslim 3004

[4] Sahih Hadis: Ahmed 2/162

[5] Buhari: 100 Kitab’u l-ilim

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir