41. EBU TALİP VE HATİCE RADIYALLAHU ANHA’NIN VEFATI

Haşim oğulları Ebu Talip’in kayalık (boykot) bölgesini terk ettiklerinde, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Abdu Menaf adındaki amcası Ebu Talibi kaybetmişti. Bu, Peygamberliğin onuncu senesinin son zamanlarında idi. Ebu Talip Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’i korur, onun için kızar, ona yardım ederdi. Küreyişin kendisine saygı duyduğu birisi idi. Eceli geldiğinde Nebi sallallahu aleyhi ve sellem onu imana davet etmiş fakat onun hakkındaki yazgı öne geçmiş ve amcasını elinden alıp götürmüştü. Allah’ın noksansız hikmeti ile küfür üzere ölmüştü. Said b. Müseyyeb babasından şöyle rivayet etti: “Ebu Talib’in ölüm anı geldiğinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona gelmiş ve yanında Ebu Cehil’i ile Abdullah b. Ebi Umeyye b. Mugire’yi bulmuştu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘Ey Amca! Allah’ın katında senin için şahitlik yapabileceğim kelime olan La ilahe illalah’ı söyle’ dediğinde, Ebu Cehil ve Abdullah b. Ebu Umeyye ‘Ey Ebu Talip! Abdulmuttalip’in dininden yüz mü çeviriyorsun? Dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona bu kelimeyi arz etmeye devam etti.  Onlar da sözlerini tekrar etmeye devam ettiler. Nihayet Ebu Talip’in onlarla konuştuğu en son söz ‘O (Ebu Talip) Abdulmuttalip’in dini üzeredir’ oldu ve La ilahe illallah demekten imtina etti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘Dikkat edin, yasaklanmadığım sürece onun için istiğfar edeceğim’ dedi. Müteakiben şu ayet indi: “Peygamber’e ve müminlere, kendilerinin ateş ehli kimseler oldukları belli olduktan sonra yakın akrabaları dahi olsa müşrikler için istiğfar etmeleri yaraşmaz.” Ebu Talip hakkında da şu ayet indi: “Sen sevdiğine hidayet veremezsin lakin ancak dilediğine hidayet verir. O hidayet erenleri en iyi bilendir.”[1] Abdullah b. Abbas radıyallahu anh’dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ateş ehlinin azabı en kolay olanı Ebu Talip’tir. O da ateşten iki terlik giydiği halde ateş terliklerden dolayı beyni kaynayacaktır.”[2]

İbni İshak dedi ki: “Ebu Talip öldüğünde Küreyiş, Ebu Talip hayatta iken arzuladıkları şeylerle eziyetler yaptılar. Hatta Küreyişin en ahmaklarından bir kimse Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e karşı çıkmış başına toprak atmıştı.”

Urbe b. Zubeyr, Abdullah b. Amr’a Müşriklerin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yaptıkları en ağır şey ne idi diye sordum. Dedi ki: “Ukbe b. Ebu Muayt’ı Nebi sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken yanına geldiğini gördüm. Üst elbisesinin boynuna koydu ve onu şiddetli bir şekilde boğmaya çalıştı. Ebu Bekir geldi, adamı def etti ve şu ayeti okudu: {Size rabbinizden mucizeler getirdiği halde Rabbim Allah diyen bir adamı mı öldürüyorsunuz.}”[3]

Müşrikler onun doğruluğunu, emin olduğunu ve getirdiği şeyin de hak olduğunu biliyorlardı. En’am suresinde Allah’u Teâlâ’nın buyurduğu gibi: “Onlar seni yalanlamıyorlar fakat o zalimler Allah’ın ayetlerini bilerek inkar ediyorlar?”[4]

Ebu Talip’in vefat günlerde aynı yıl Hatice radıyallahu anh da vefat etmişti. Bu, Sahihi Buhari’de geldiği gibi Medine’ye hicret etmeden üç yıl önce idi. Hatice radıyallahu anh atmış beş yaşında ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de eli yaşlarında idi. Ayşe radıyallahu anha: “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem benimle Hatice’den üç yıl sonra evlendi”[5] demiştir. Hatice radıyallahu anh, Allah’ın Rasulüne büyük ihsanlarından biri idi. Zira sıkıntılı zamanda ona şefkat göstererek onunla çeyrek asır beraber olmuştu. En zor vakitlerde ona destek oluyor, davetinin koyu karanlığında ona yadım ediyor cihadının zorluklarında ona ortak oluyor ve canı ve malı ile onu teselli ediyordu. Ayşe radıyallahu anha şöyle dedi: “Nebi’nin kadınlarında görmediğim halde Hatice’yi kıskandığım kadar hiç birini kıskanmadım. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem onu çokça hatırlar. Bazen bir koyun keser, uzuv uzuv parçalara ayırır sonra da Hatice’nin arkadaşlarına gönderirdi. Bazen ben Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e ‘sanki dünyada Hatice’den başka kadın yok’ derdim. O da: ‘Muhakkak ki o şöyle idi, o böyle idi ve benim ondan çocuklarım odu” derdi.[6]

 

[1] Müslim 24

[2] Müslim 212

[3] Buhari 3678

[4] Gafir suresi 33

[5] Fethul Bari 7/224

[6] Buhari 3818

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir