45. İSRA VE MİRAÇ HADİSELERİ İLE GERÇEKLEŞEN OLAYLAR

Zikri yüce olan Allah bu hadise hakkında kitabının farklı yerlerinde bahsetmiş, akıllara ve kalplere nüfuz edip acı veren, maddeci tartışma ehli kimselerin hayatını ifsat eden sözleri; ayrıca felsefe, görüş ve vahye ters olan hükmü vermenin neticesinde ümmeti ikaz eden sözler indirmiştir. (Necm suresinin ayetlerinde buyurduğu gibi. Bu surede kast edilen kimsenin Cebrail aleyhisselam olması ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in de Allah Azze ve Celle’yi gözü ile görmemesi.) Buhari ve Müslim’de Mesruk’dan rivayet edilen hadiste Mesruk: “Ayşe’ye: ‘Allah’u Teâlâ’nın ‘Sonra yaklaştı ve sarktı. İki yay kadar veya daha yakın oldu.’ Sözü nasıldır? Dedim.  Ayşe radıyallahu anha: ‘Bununla kast edilen Cebrail aleyhisselam’dır. O, bir adam suretinde gelirdi, o zaman asli sureti üzere gelmişti ve ufku kaplamıştı’ dedi.”[1]

Ebu Zer radıyallahu anh: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e ‘rabbini gördün mü? Dedim.’ ‘O bir nurdur nasıl göreyim’ buyurdu.”[2]

Zikri yüce olan Allah: “Kuluna vahyedeceği şeyi vahyetti” buyurdu. Yani kulu ve Rasulüne dünya işlerinden vahyedeceği şeyleri vahyetti ve onu bir çok konularda bilgi sahibi yaptı.

Birincisi, ona namazın farzıyetini vahyetti: Enes radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “… Allah vahyedeceği şeyi vahyetti ve bir gün ve gecede elli vakit namazı farz kıldı… Ben rabbim ile Musa arasında gidip gelmeye devam ettim nihayet rabbim şöyle buyurdu: ‘O namazlar bir gün ve gecede beş vakit namazdır ve her bir namaz için on (hasene) vardır. Böylece elli vakit eder…’ buyurdu.’[3]

İkincisi, Bakara suresinin son ayetlerinin vahyedilmesi ve müminlerden büyük günah işleyenlerin bağışlanması: Abdullah b. Mesud radıyallahu anh: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e üç şey verildi: Beş vakit namaz, bakara suresinin son ayetleri ve ümmetinden Allah’a şirk koşmayıp büyük günahlardan bir şey işleyen kimsenin bağışlanmasıdır’ dedi.”[4]

Üçüncüsü, kalemlerin gıcırtısını ve meleklerin kulların amellerini yazma sesini işitmiştir: İbni Abbas radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sonra göğe çıkarıldım hatta kalemlerin gıcırtısını işitebileceğim seviyeye yükseldim…”[5]

Dördüncüsü, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem cennete girdi ve orada Kevser nehrini ve Sidret’ü l-Münteha’nın dibinden fışkıran dört tane nehri gördü: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir ara cennette yürürken birden etrafı içi boş incilerle çevrilmiş bir nehirle karşılaştım. ‘Bu nedir ey Cebrail’ dedim. Cebrail: ‘Bu sana rabbinin vermiş olduğu Kevser’dir…’ dedi.”[6] “…Sidret’ü l-Münteha’nın dibinde ikisi gizli ikisi zahir dört tane nehir vardır. Cebrail’e bunları sordum: ‘Gizli olan cennete zahir olan ise Nil ve Fırat nehirlerdir’ dedi.”[7]

Beşincisi, ateşi ve içerisinde insanların gıybetini yapan, onların ırzları hakkında konuşanların ve konuştukları ile amel etmeyenlerin azabını gördü: Enes radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Rabbim Azze ve Celle beni yükselttiğinde bakırdan tırnakları ile yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kavme uğradım. Cebrail’e ‘bunlar kimdir’ dedim. ‘İnsanların etlerini yiyen ve onların ırzları hakkında konuşanlardır’ dedi.”[8] “Geceleyin yürütüldüğümde ateşten makaslarla dudakları kesilen bir topluluğun yanına geldim. Dudaklar ne zaman kesilse geri yerine geliyordu. ‘Ey Cibril! Bunlar kimdir’ dedim. ‘Bunlar ümmetinden söylediklerini yapmayan, Allah’ın kitabını okuyan onunla amel etmeyen hatiplerdir’ dedi.”[9]

Altıncısı, Adem aleyhisselam’ın sağ tarafında cennet ehlini ve sol tarafında da ateş ehli kimseleri gördü: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dünya seması üzerimizden açıldığında birden,  sağ tarafında karartılar ve sol tarafında da karartılar olan bir adam gördüm. Sağ tarafına baktığında gülüyor sol tarafına baktığında ise ağlıyordu… ‘Bu adam kimdir’ dedim. Cebrail: ‘ Bu Âdem’dir. Sağ ve sol tarafındaki karartılar çocuklarının ruhlarıdır. Sağ tarafındaki kimseler cennet ehli sol tarafındaki karartılar ise ateş ehli kimselerdir…’ dedi.”[10]

 

[1] Buhari 3235

[2] Müslim 178

[3] Müslim 162

[4] Müslim 173

[5] Buhari 3164

[6] Buhari 4680

[7] Buhari 7079

[8] Sahih Hadis: Ahmed 3/224, Ebu Davud 4878

[9] Sahih Hadis: Sahihi Cami’i S-Sağir 128

[10] Buhari 3164

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir