بسم الله الر حمن الر حيم

49. BİRİNCİ VE İKİNCİ AKABE BİATLERİ

Birinci Akabe biati Hazrec kabilesinden bir gurupla Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in karşılaşması üzere gelecek sene gerçekleşmişti. On iki kişi bu biatte hazır bulundu. Onlardan on kişi Hazreçli iki kişi de Evsli idi. Onlar içerisinde beş kişi, daha önce gelen kimselerdi. Yani o beş kişiden Cabir hariç geçen yıl Mekke’ye gelen kimselerdi. Bunlar Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile Peygamberliğin gelişinin on ikinci senesinin hac mevsiminde Mina’da buluştular ve ona biat ettiler. Ubade b. Samit radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Geliniz, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, zina yapmamak, çocuklarınızı öldürmemek, elleriniz ve ayaklarınızın arası ile uyduracağınız bir yalanı getirmemek,  iyilikte bana isyan etmemek üzere bana biat edin. Her kim bunlara uyarsa ücreti Allah’ın katındadır. Her kim bunlardan bir şeyi yaparsa dünyada ceza görür ve onun için bu ceza kefaret olur. Her kim de bunlardan bir şey yapar sonrada Allah o günahı örterse durumu Allah’a kalmıştır. Dilerse bağışlar dilerse affeder.” Ubade dedi ki, ‘Bunlar üzerine biz ona biat ettik.’[1] Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu gurupla birlikte Medine’ye İslam elçisi olarak onlara İslam şeriatını ve Kur’an tilavetini öğretmek için Musab b. Umeyr radıyallahu anh’ı gönderdi.

Musab b. Umeyr radıyallahu anh’ın davet çalışması ile, önce Useyd b. Hudayr sonra Saad b. Muaz gibi kavimlerinin efendileri ve saygınları olan kimseler Müslüman oldular. Saad b. Muaz’ın kavmine ‘Allah’a ve Rasûlüne iman edinceye kadar sizin erkek ve kadınlarınızla konuşmayacağım’ diye yemin etmesi üzerine Abdul Eşhel oğullarının evlerinden Müslüman olmayan hiçbir erkek ve kadın kalmadı.[2]

Daha sonra Musab radıyallahu anh, gelecek senin hac mevsimi girmeden önce başarı müjdeleri ile ve Yesrib’in (Medine’nin)  kabilelerinin haberini ve oradaki güzel şeyleri, güç ve kuvvetin olduğunu haber vermek ve İslam devletinin geleceği için Medine yurdunun hazır olduğunu müjdelemek için Mekke’ye döndü.

Peygamberliğin gelişinin on üçüncü yılı hac mevsimi geldiğinde Yesrib’li Müslümanlardan kavimlerinin müşrik olanlarının içerisinde hac için yetmiş küsur kişi geldi.

Cabir radıyallahu anh dedi ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i Mekke’nin dağlarına itilmiş ve korkar halde ne zamana kadar bırakacağız’ dedik. Müteakiben bizden yetmiş kişi yola çıktı ve nihayet hac mevsiminde Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına geldiler. Onunla Akabe dağ yolunda sözleştik. Sayımız tamam oluncaya kadar birer ikişer kişi olarak onun yanına toplandık. ‘Ey Allah’ın Rasûlü seninle beyatlaşacağız’ dedik. O: ‘Benimle canlılıkta ve tembellikte, dinlemek ve itaat etmek üzere, zorlukta ve kolaylıkta harcama yapmak ve iyiliği emredip kötülükten vazgeçirme üzere beyatlaşın. Allah yolunda kınayıcıların kınamasından korkmaksızın Allah için söylemek, bana yardım etmek ve size geldiğim zaman kendinizi, eşlerinizi ve çocuklarınızı koruduğunuz gibi koruma üzere bana beyat edin. Sizin için cennet vardır’ buyurdu. Kalktık ve onunla beyatlaştık. Esad b. Zurare kavminin en küçüğü olduğu halde Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in elini tuttu ve yavaş olun ey Yesrib (Medine) ahalisi! O’nun Allah’ın resulü olduğunu bildiğimiz halde acelece yola koyulduk. Onun bugün beldesinden çıkartılması; Arapların hepsinin uzaklaşması, iyi kimselerinizin öldürülmesi, kılıçların size acı vermesi demektir. Eğer sizler buna sabredebilirseniz ücretiniz Allah katındadır. Yok, eğer sizler kendinizden yana bir şeyden korkuyorsanız bunu açıklayın ki bu Allah’ın katında sizin için bir özür olur.’ ‘Ey Sad bize karşı yavaş ol, vallahi biz bu beyatten asla vaz geçmeyiz ve terk etmeyiz’ dediler. Cabir: ‘Bunun üzerine kalktık O’nunla beyatlaştık, bizden beyatı aldı ve şart koştu bunun üzerine bize cennet verildi.[3]

Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden benim için on iki kişi başkan seçin ve onlar bulundukları konumda kavimleri üzere sorumlu olsunlar.” Müteakiben onlardan on iki başkan

çıktı, dokuz kişi Hazreç kabilesinden üç kişide Evs kabilesinden idi.[4]

 

[1] Buhari 3892

[2] Siretin Nebevi kitabının 403, 405 ve 406 sayfalarından özetle.

[3] Hasen Hadis: Ahmed Müsned 3/322

[4] Ahmed Müsned 3/460- 462

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir