بسم الله الر حمن الر حيم

51. ENSARIN BİTATININ ARKASINDAN MEDİNE’YE İLK HİCRET EDEN KİMSELER

Bu genç kahramanlar; güven, hak ve selamet peygamberine – Allah’ın salat ve selamı onun ve değerli Resul ve Nebilerinin üzerine olsun- biat ettiler. Hakka ve bu yüce dine yardım etme yolunda; can, mal ve her türlü değeri sarf etme üzere ona ahd edip söz verdiler. Allah, bu dini koruma görevi ile ve geleceklerini de bu dinin geleceğine bağlamakla onları şereflendirdi. Onlar peygamberle olan buluşmadan ayrıldıklarında; insan ve cinlerden olan şeytanlar, meleklerin şahitlik ettiği ve âlemlerin rabbinin de razı olduğu bu ahitleşmeden rahatsız oldular.  Kâb şöyle dedi: “Bizler Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e biat ettiğimiz vakit, Akabe’nin baş tarafından şeytan hiç işitmediğim derin bir sesle bağırarak: ‘Ey konakların sahipleri sizin aranızda yerilmiş bir kimse ve beraberinde de dininden dönenler var biliyor musunuz? Onlar size karşı savaş için birleştiler.’ Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: ‘İşte bu Ezubbu Akabe’dir. İbnu Ezyeb’tir (Akabe şeytanıdır) Ey Allah’ın düşmanı! Dinle, Vallahi senin için uygun bir fırsat bulacağım.’ Sonra bize şöyle dedi: ‘Yüklerinizin yanına dönün.’… Sabah olduğunda Mekke’nin ileri gelenleri erkenden konakladığımız yerlere geldiler ve: ‘Ey Hazreç topluluğu! Sizin bizim şu arkadaşımıza, onu içimizden çıkarmak ve bizimle savaşmak üzere biat etmek için geldiğinizin haberi ulaştı. Vallahi sizden, bizimle onun arasında bir harp ortaya çıkaracak olan Araplardan daha fazla hiç kimse bizi kızdıramaz.’ Kab dedi ki: ‘Orada kavmimizin müşriklerinden olan kimseler Allah’a yemin ederek herhangi bir şeyin olmadığını söyleyerek ve bir şey bilmiyoruz diyerek ortaya atıldılar. Onlar doğru söylemişlerdi. Çünkü bizden sadır olan şeyi bilmiyorlardı.’[1]

İlk Müslümanlar kalplerinde canlı tuttukları büyük olayı karşılamak için hazırlığa başladılar. Akılları ve kalpleri onun için parlıyordu. Onlar kendilerini yardım ve kuvvet müjdelerine götüren aydınlık yeni günlere varacaklarına kesin kez inanıyorlardı. Bu olay, hicret etme, zulüm ve acıların bittiği harp yurdundan ayrılıp güven, güç, kuvvet ve yurduna ulaşma müjdesi idi. Mu müjdelerin ilki Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in rüyası ile olmuştu ve rüyasını ashabına, sevdiklerine anlatmıştı. Ayşe radıyallahu anha’dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem rüyasını şöyle anlattı: “Muhakkak ki bana hicret edeceğiniz yer gösterildi. Orası iki kara taşlık arası olan yani taşlık arazi olan hurması olan çorak bir yerdir. Medine cihetine hicret edecekler hicret etti ve Habeş yurduna hicret eden kimselerin hepsi de Medineye döndü” buyurdu.[2]

Rasûlullah sallahu aleyhi ve sellem oranın eski ismi olan Yesrib’i cahiliye kalıntılarını silmek ve orada İslam devletini ve imanlı yaşamı yeniden başlatmak için Taybe diye değiştirdi. Cabir b. Semure radıyallahu anh dedi ki: “İnsanlar o şehre Yesrib diyorlardı, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem oraya Taybe ismini verdi.”[3]

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kedisine yardım eden, hakkın askerleri ve İslam devletinin koruyucuları olan o şehrin ahalisini övdü. Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Eğer hicret olmasaydı ben Ensar’dan biri olurdum.”[4]

Hicretin alametleri başlamış ve hicret eden muhacirlerin ilki Ebu Seleme, eşi ve iki oğlu idi. Ümmü Seleme’nin dediği gibi: “Müslümanların hangisi Ebu Selem’den daha hayırlıdır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e ilk hicret eden evdir.”[5] İbni İshak Ebu Seleme’nin hicretinin büyük Akabe biatından bir sene önce olduğunu zikretti. Muhacirlerin ilkleri Musab b. Umeyr, İbni Ümmü Mektum idi. Onlar insanlara Kur’an’ı öğretiyorlardı. Sonra onları diğer muhacirler takip ettiler. Bilal, Sa’d ve Ammar sonra da yirmi kadar sahabenin arasında Ömer radıyallahu anh Medine’ye geldi.

Bera radıyallahu anh dedi ki: “Bize ilk gelen Musab b. Umeyr ve İbni Mektum’dur. Onlar insanlara Kur’an öğretiyorlardı. Sonra Bilal, Sa’d ve Ammar b. Yasir geldiler. Sonra da Nebi sallallahu aleyhi ve selem’in ashabından yirmi kişinin içerisinde Ömer geldi.”[6]

 

[1] Ahmed 3/460

[2] Buhari 2297

[3] Müslim 1385

[4] Buhari 7244

[5] Müslim 918

[6] Buhari 3925

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir