52. ENSARIN BİTATININ ARKASINDAN MEDİNE’YE İLK HİCRET EDENLER KONUSUNDAN ELDE EDİLECEK DERSLER

1. Savaş hiledir: Biate gelen ensara müşrikler: “Ey Hazreç topluluğu! Sizin bizim arkadaşımıza gelip içimizden onu çıkartmak istediğiniz ve bizimle savaşmak üzere onunla biatlaştığınız haberi bize ulaştı…” dediklerinde ensar Kureyiş’lilerin haberdar olmasından hoşlanmamışlardı. Aleyhlerine yayılan şeylerden rahatsız olduklarını ortaya koymuşlar, (beraberlerindeki Medineli müşriklerin biz  biatla ilgili bir şey bilmiyoruz dediklerinde ‘biz bir birimize bakışmıştık’ ifadeleri ile)  böyle bir durumu garipsediklerini ve etraflarında dolaşan sözlere hayret ettiklerini bildiren hareketler yapmışlardı.  Cabir b. Abdullah radıyallahu anh’dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Savaş bir hiledir.”[1]

Daha önceden de müşrikler İbrahim aleyhisselam’a şöyle demişlerdi: “Ey İbrahim! Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın? O da: ‘Bilakis bunu, o putların büyüğü yapmıştır. Eğer konuşabiliyorlarsa o putlara sorun.”[2] Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İbrahim aleyhisselam sadece üç yerde yalan söylemiştir, onlardan ikisi Allah Azze ve Celle’nin zatı için (onun rızası için) “Ben hastayım” ve “Bilakis bunu, o putların büyüğü yapmıştır.” İfadeleridir.[3] Âlimlerin söylediği gibi bu ifadeler yalan değil sadece tevriye olan örtülü sözlerdendir.

2. Müşriklerin davranışlarının temelinde ihanet vardır: Ebu Cehil, Ayyaş b. Ebi Rebia’yı şu sözü ile aldatmıştı: “Annen seni görünceye kadar başına tarak vurmayacağını adadı.” Bu ifadesi ile bedbaht olan müşrik aldatmayı kast etmişti. Allah Subhanehu ve Teâlâ Kur’an’da, müşrikleri tasdiklemenin neticesinde tuzak veya bir hilenin meydana gelmemesi için uyarıda bulunmuştur. Şanı yüce olan Allah şöyle buyurdu: “Ey İman edenler! Sizi ifsat etme hususunda kusur etmeyen, sizin dışınızdaki kimseleri sırdaş edinmeyin. Onlar sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Kinleri (düşmanlıkları) ağızlarından (dökülen sözlerden) belli olur. Kalplerindeki sakladıkları ise daha büyüktür. Eğer akıl erdirebilirseniz size ayetleri açıkladık.”[4]

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ihanet eden kimseleri kıyamet günü rezillik ve kötü bir azapla tehdit etmiştir. Zira Allah onların ayıplarını mahlûkatın ileri gelenlerinin önünde ortaya  çıkartması sonra da onlardan bahsetmesi  için o kimseler isimleri ile çağrılırlar. Ebu Said radıyallahu anh’dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Her ihanet eden (sözüne vefa göstermeyen) kimsenin kıyamet günü dübüründe bir bayrak bulunur.”[5]

3. Hicretin yönü Müslümanın dini üzere emin olduğu yeredir: Mekke’de Müslümanlara yapılan eziyetler iyice şiddetlendiğinde olduğu gibi, İslam üzere güvende kalabilmek ve din hususunda fitneye düşmemek için hicret bazen zaruri olabilir. Allah onlara iman, gerçek ve din üzere emin olabilecekleri yere hicret etmelerini emretmişti. Abdullah b. Sa’diy radıyallahu anh’dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kâfirlerle savaşıldığı müddetçe hicret asla sona ermeyecektir.”[6]

4. Allah yolunda, müslümalara harcamak için malı önemsememek:  Bu Ömer b. Hattab radıyallahu anh’ın Ayyaşa tam bir doğrulukla söylediği şu sözdür: “Vallahi sen biliyorsun ki, ben Kureyişin en çok mala sahip olanlarındanım. Malımın yarısı senin olsun onlarla gitme.” Allah, yolunda malı ve canı ile cihad eden müminleri övmüştür ve şöyle buyurmuştur: “İman eden, hicret eden ve Allah yolunda malları ve canları ile cihat eden kimseler,  derece bakımından en üstün olanlardır ve onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”[7]

5. O dönmedeki Araplar, hatta kendilerini onlara nispet eden bu günkü insanların çoğunun yaşantısında kaybolup giden ahlaki değerlerle meşhur olmuşlardı:  Bu kimse, yolculuğunda ve seyahatı esnasında bir kadına yardım eden Osman b. Ebi Talhadır. O gözünü haramdan sakınmış ve neredeyse insanlardan birçoğunda hatta Müslümanlarda görmediğin yiğitlik ve olgunluğun gereğini yerine getirmişti. Onun hakkında Ümmü seleme radıyallahu anha övgüyle bahsederek şöyle demişti: “Vallahi Araplardan ondan daha kerim biri bile hiçbir zaman yolculuk yapmadım.” Nebi sallallahu aleyhi ve sellem öyle buyurdu: “(Evlere girerken) izin istemek ancak (gözle) bakma sebebinden dolayı şeriat yapılmıştır.”[8]

 

[1] Buhari 2865

[2] Enbiya suresi 62, 63

[3] Buhari 3358, Tercüme 3149

[4] Âli imran suresi 118

[5] Müslim 1738

[6] Sahih Hadis: Sahiha 1674

[7] Tevbe suresi 20

[8] Buhari 5924

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir