53. KUREYŞİN HİCRETE ENGEL OLMAK İÇİN PEYGAMBERİMİZE SUİKAST GİRİŞİMİNDE BULUNMALARI

Kureyiş Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in dinin gün be gün kendi aleyhlerine tehlikeyi artırdığını hissetmeye başlamışlar ayrıca bu adamın güçlü, emniyetli ve rahat hareket etmeyi düşündükleri bir yere ashabını hicret ettirebilmek için dakik bir plan çizdiğini fark etmişlerdi.

Bundan dolayı Kureyiş Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in ve ashabının arzularını, güvenliklerini ifsat eden, hicret yollarını tehdit eden sağlam bir metot üzere uzun süre düşündüler. Allah Azze ve Celle bu durum üzere Nebisini müşriklerin kılıçlarından ve o günahkâr kimselerin çabalarından koruyarak ona ihsanda bulundu. Enfal suresinde şöyle buyurdu: “ Hatırla ki: Kâfirler seni bağlamak, öldürmek ya da (yurdundan) çıkartmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar bir tuzak kuruyor Allah da bir tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.”[1]

İbni İshak İbni Abbas’tan şöyle rivayet eder: “Küreyişin her kabilesinin şereflilerinden bir grup Daru’n Nedve’ye girmek için toplanmışlardı. İblis, heybetli yaşlı bir adam suretinde onlara gözüktü. İblisi gördüklerinde: ‘Sen kimsin?’ dediler. O: ‘Necid tarafından yaşlı bir adamım, duydum ki, toplanmışsınız sizin yanınızda olmak istedim. Benden yana görüş ve nasihatten asla mahrum olmayacaksınız’ dedi. Onlar: ‘Tamam gir’ dediler. Onların yanına girdi ve: ‘Şu adamın durumuna bakın! Vallahi, Allah’ın emri  ile onun sizin işlerinize saldırması yaklaşmıştır.’ (İblis meclisteki öne sürülen değişik görüşler içerisinde Ebu Cehil’in şu görüşünü beğenmişti): ‘Bizler Küreyişin her bir kabilesinden bir adama itimat eder ve onlara silah veririz. Onlar da hepsi birlikte Muhammed’i bağlar ve bir kişinin ona vuruşu gibi vururlar. Dolayısıyla Abdulmuttalip oğulları Kureyiş ile savaşamaz ve onlar için diyet almadan başka bir yol da bulunmaz.’ Bunun üzerine İblis: ‘Doğru söyledi, bu genç sizin en iyi görüşte olanınızdır. Bravo bu gence’ dedi ve Kureyiş’liler bu görüşü kabul ettiler. Allah bunu Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem’e bildirdi. Yatağı üzerinde uyudu ve onlarda gözlerini ona diktiler. Gecenin yarısı olduğu vakit Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ve Ebu Bekir mağaraya yürüdüler. Ali b. Ebi Talip onun yatağında uyuyordu. İşte bu durumdan Allah şöyle bahseder: “Hatırla ki: Kâfirler seni bağlamak, öldürmek ya da (yurdundan) çıkartmak için tuzak kuruyorlardı.” bir başka ayette de: “ Neredeyse seni o yerden (Mekke’den) çıkarmak için tahrik edecekler. O zaman senin gerinde onlar ancak az bir zaman daha kalacaktır.”[2]  Yani onları Allah helak edecektir.)[3]

İbni İshak dedi ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem evinden çıktı. Eline bir avuç toprak aldı. Allah’u Teâlâ onların gözlerini tuttu ve onlar da göremez oldular. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem onların başlarına toprak serpmeye başladı.  Sonra bir kimse geldi ve onlara:  ‘Burada neden bekliyorsunuz?’ dedi. Onlar: ‘ Muhammedi’ dediler. Adam: ‘Allah sizi başarısız kıldı. Vallahi Muhammed sizin yanınıza çıktı ve sonra sizden her birinin başına bir toprak koydu… Sonra araştırmaya koyuldular ve Ali radıyallahu anh’ı Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in örtüsüne bürünmüş gördüler ve: ‘Vallahi bu uyuyan üzerinde örtüsü olan Muhammed’dir’ dediler ve sabah oluncaya kadar böyle kalmaya devam ettiler. Ali radıyallahu anh onun yerinden kalkınca, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i sordular o da: ‘Benim bir bilgim yok’ dedi.[4] Ayşe radıyallahu anha’nın rivayet ettiği gibi: “ Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve Ebu Bekir Sevr dağındaki mağaraya girdiler ve orada üç gün kaldılar…”[5] Müşrikler mağaranın girişine kadar onların izlerinin iyi takip etmişlerdi. Ancak Allah Subhanehu onların oraya girmesi veya bakması hususunda onların gözlerini kör etmişti. Allah’u Teâlâ Nebisi sallallahu aleyhi ve sellem Medine’ye yerleştiğinde o anları hatırlatan şu ayetleri indirdi: “Ona yardım etmezsiniz, Kafirler onu (yurdundan) çıkarttıkları zaman Allah ona yardım etmiştir. Zira o iki kişinin ikincisi olarak ikisi de mağarada iken arkadaşına ‘üzülme Allah bizimle beraberdir’, diyordu. Allah onun üzerine sekinetini (mutmainliği) indirdi ve onu sizin görmediğiniz ordularla destekledi. Allah kâfirlerin sözünü en alçak yaptı. Allah’ın sözü ise zaten en yüce olandır. Allah güçlüdür hikmet sahibidir.”[6]

 

[1] Enfal suresi 30

[2] İsra suresi 76

[3] Taberi Tefsiri Enfal suresi 30. ayetin tefsiri.

[4] İbni Hişam 1/ 483

[5] Buhari 3905

[6] Tövbe suresi 40

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir