بسم الله الر حمن الر حيم

54. KUREYŞİN HİCRETE ENGEL OLMAK İÇİN PEYGAMBERİMİZE SUİKAST GİRİŞİMİNDE BULUNMALARI KONUSUNDAN ÇIKARILACAK DERSLER

1. Müşriklerin Allah’a davetten rahatsız olmaları: Muhakkak ki, dininde, davetinde ihlas sahibi olan kimse müşriklerin maslahatlarını tehdit etmiş olur. Bu durum yer yüzünde haksız yere taşkınlığı ve ululuk taslamayı seven kimseler için rahatsızlığın ve uykusuzluğun kaynağıdır.  Kureyişin içindeki müşriklerin  Nebi sallallahu aleyhi ve sellem öldürmek için gayret sarfetmeleri ve Ebu Cehil’in gururlu, kibirli bir görünmde olması bu dan dolayı idi.

Daha önceden de Firavun ve askerleri haddi aşmıştı ve Firavun, Musa aleyhisselam şöyle demişti: “ Bizi babalarımızın üzerinde bulunduğu şeyden uzaklaştırmak ve yeryüzünde ikinize (Musa ve Harun)  ait bir yücelik olması için mi bize geldin? Biz size iman edecek değiliz.”[1] Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kendisini haddi aşmak ve zulümle harcayan Ebu Cehili bu ümmetin Firavunu olarak nitelendirmiştir. Nihayet hakkın kahramanları Bedir günü onun kafasını koparmış, böylece karekteri zulüm, kibir ve aldatma olan kimse yok edilmiş; o ve onun benzeri haddi aşan  kimseler değersiz bir kabristana tarihin çöplüğüne atılmışlardı.

2. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bazı kimseler hariç sırrı gizli tutması ve kapalı ifadeler kullanması: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Allah’tan gelen hicret emrini gizli tutmuş Ebu Bekir ve Ali hariç bu konuda kimseye bilgi vermemişti. Ebu İshak dedi ki: “Bana ulaştığı kadarı ile; Ali, Ebu Bekir ve Ebu Bekirin ailesi hariç hiç kimse Rasulullah sallahu aleyhi ve sellem ayrıldığı zaman ayrılacağını  bilmiyordu.

Enes radıyallahu anh Medineye varış kıssasını şöyle anlatır: “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem arkasında Ebu Bekir olduğu halde Medine’ye yaklaşmıştı. Ebu Bekir yaşlı olarak görünüyor, Allah’ın Nebisi de genç olarak görünüyordu. Bir adam Ebu Bekirle karşılaşınca ona: ‘Ey Ebu Bekir! Bu önündeki adam kimdir?’ diye sordu. Ebu Bekir: ‘Sadece bana yol gösteren kimsedir’ dedi. Zan sahibi bir kimse onun yol gösterdiğini zanneder. Yani ancak hayır yolunu gösterendir anlamının kastetmiştir.”[2] Bu hadiste özellikle sakınılması gereken bir durumda çok konuşmanın, gevezelik etmenin kerih olduğuna ve ihtiyaç anında kapalı ifadeler kullanmanın övüldüğüne delil vardır.

3. Sebeplere yapışmak, hazırlık yapmak ve yolculuk için yiyecek birşeyler hazırlamak Allah’a tevekkülden bir parçadır: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hicretin önemli bölümünü başara bilmek için en güzel şekilde sebeplere yapışmış ve adeten ayak seslerinin duyulmadığı bir saatte tanınmadan işini icra etmiştir. Yine Nebi sallallahu aleyhi ve sellem arkadaşı Ebu Bekir ile  birlikte yolculuk için binitler hazırlamış ve  biniti ancak bedelini ödemekle kabul etmiştir. Ebu Bekir radıyallahu anh binitleri yolculuk için hazırladığında kendilerine yolda rehberlik edecek birini de kiralamıştır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazırlığında ve tevekkülünde tevekkül ehli iman sahibi ve bu hususta kıyamete kadar her hayırlı işte ümmete örnek bir şahsiyet idi.

4. Müslümanlarla müşrikler arasındaki ilişkiler ve anlaşmalar müslümanların açıkça üstün olmaları şartına bağlıdır: İşte bu konu müslümanlar ve  müşrikler arasındaki ilişkilerde ve anlaşmalarda alınacak bir derstir. Müslümanlar mecbur kaldıkları zaman müşriklerle herhangi bir anlaşma ve sözleşmede müslümanların lehine açık bir üstünlüğün olması gerekir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem  ve Ebu Bekir rehberleri müşrik tek kiş iken onlar iki kişi idi. Böylelikle açık üstünlük şartı gerçekleşmişti. Böyle olmazsa müslümanlar, durum ne olursa olsun kendilerinden daha güçlü olan düşmanla anlaşmaları doğru olamaz.

 

[1] Yunus Suresi 78

[2] Buhari 3911

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir