55. MEDİNEYE YOLCULUK VE ENSARIN KARŞILAMASI

Hak dinin Peygamberi sallallahu aleyhi ve sellem arkadaşı ile birlikte çölleri, dağları ve tepeleri aşarak yola koyulmuştu. O, bu yüce dini ikame etmek ve Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın kendisi için hazırladığı ve içerisinde sağlam insanlar yarattığı güzel kokulu beldede devletini kurmayı hedefliyordu. O günler, o şehirdeki o insanların bu ilahi emrin en güzel koruyucuları, en güvenilir kişiler ve değerli peygamberi en çok teselli eden kimseler olduklarını ıspatlamıştı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kendisinden sonraki halifesi ile birlikte ilerlediklerinde Allah’ın kendileri için Medine yurdunda bir ümit ışığı yaktığını düşünüyorlardı. Allah nebisine o şehrin isminin Yesrib’ten Taybe’ye değiştirmesini ve Evs ve Hazreç kabilelerinden kanlarını ve mallarını feda eden o insanların isimlerini, zamanların ve asırların geçmesine rağmen Kur’an’da daimi kalacak bir isme değiştirmesini istemişti. O isim Allah Azze ve Celle’nin onları Ensar diye isimlendirmesidir.

İbni Abbas radıyallahu anh dedi ki: “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’de idi sonra hicret etmekle emrolundu ve Yüce Allah şu ayeti indirdi: ‘ De ki: “Rabbim beni gireceğim yere doğru bir girdirişle girdir ve çıkacağım yerden de doğru bir çıkışla çıkart ve bana katından yardımcı bir burhan ver.”[1]

Kureyişli müşrikler Nebi sallallahu alyehi ve sellem’e ve arkadaşına ulaşmayı başaramamışlar, Allah onları rezil etmiş ve suvarilerinin gözünü görmez hale getirmişti.

(Ebu Bekir radıyallahu anh geceleyin Medineye hareketlerinden bahsederken; gece boyunca yürüdüklerini ve gündüzün ortası olduğunda gölgeliği bulunan kayanın altında konaklamalarını, kendisinin de etrafı kolaçan ettiğini anlatır. Daha sonra bir koyun çobanı yanlarına gelir ondan süt ister çoban onlara süt sağar, sütü Nebi sallallahu aleyhi ve selleme içirir daha sonrada güneş batıya meyledince hareket ederler.  Sonra onları Suraka b. Malik takip eder ve Ebu Bekir kendilerine yetişilmesinden korkunca Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Korkma Allah bizimle beraberdir” der ve Surekaya beddua eder bunu üzerine Süreka’nın atı tökezleyip karnına kadar yere batar. Süreka onlara: ‘Bana herhalde beddua ettininiz bana dua edin, Allah şahit ki ben sizin peşinizden arama işini geri çevireceğim’ der ve arayan kimselere ‘buraları aramanıza gerek yok’ der ve her geleni geri çevirirdi.)[2]

Kays ibni Numan dedi ki: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve Ebu Bekir yola çıkıp ilerlediklerinde Ebu Mabed’in yanına gizlice konaklamışlardı. Ebu Mabed onlara ‘bizim koyunumuz yok ancak bütün koyunlarımız hamiledir ve sütümüzde kalmadı’ deyince Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘Peki şu koyun nedir? diye sordu. Ebu Mabed koyunu getirdi Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ona bereket duası yaptı bir kase süt sağdı adama içirdi sonrada kendileri de içtiler. Ebu Mabed ‘Sen Kureyişin deli dediği adam mısın’ diye sorunca, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ‘onlar öyle söylüyorlar’  dedi. Adam ‘şahadet ederim ki senin getirdiğin haktır’ dedi. Sonra ‘bende seni tabi olacağım’ dedi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hayır benim galip geldiğimi işitinceye kadar bekle sonra bana tabi ol’ buyurdu.”[3]

Urbe b. Zubeyr dedi ki: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Zubeyir ile müslümanlardan olan bir kervan içerisinde karşılamıştı. Onlar Şamdan gelen tüccarlar idiler. Zubeyr Rasullallah sallallahu aleyhi ve sellem’e ve Ebu Bekir’e beyaz elbise giydirdi.”[4]

“…Müslümanlar Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Mekke’den çıktığını duyunca her sabah Harre mevkine çıkıyorlar ve öğle sıcağı onları geri çevirinceye kadar bekliyorlardı. Yine bir gün uzun süre bekledikten sonra geri dönmüşlerdi. Evlerine çekildikleri vakit Yahudilerden bir adam kendisine ait bir işe bakmak üzere kulelerinden bir kuleye çıkmıştı. Rasulullahı ve arkadaşlarını beyazlar giymiş halde (sıcaktan dolayı) serap halinin kendilerini gizlediğini gördü ve kendisini yüksek bir sesle şöyle söylemekten alamadı: ‘Ey Arap topluluğu  işte şu gelen beklemekte olduğunuz kısmetli kimsenizdir.’ Bunun üzerine müslümanlar silahlarını aldılar ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’ile Harre mevkisinin önünde buluştular. Nebi sallallahu aleyhi ve selam onlarla birlikte sağ tarafa (Kuba tarafına) döndü ve Amır b. Avf oğullarının yanında konakladı ve ogün Rebiyul Evvel ayının ilk Pazartesi günü idi.”[5] “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’i karşılayanların sayısı ensardan beşyüz kişi idi.”[6]

 

[1] İsra suresi 80

[2] Buhari 3615 nolu hadisten özetlenmiştir.

[3] Hasen hadis: Bezzar, Keşf’ü l-Estar 2/301

[4] Buhari 3906

[5] Buhari 3906

[6] Sahih Senetle: Buhari Tarihi Sagirde rivayet etti, Fethul Bari 7/251

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir