İDDİALAR:

  1. Ebu Hureyre geç Müslüman olduğundan dolayı bir çok hadislerini Hz. Peygamberden işitmemiştir. Bilakis sahabe ve tabiinden almıştır. Sahabenin mürselleri ise hüccet değildir.
  2. Karın tokluğuna Hz. Peygamberin yanında bulunduğunu bilakis kendisi itiraf etmiştir. Dolayısıyla Hz. Peygamberle sohbetinde ihlaslı olmamıştır. Büyük sahabeler onu cerh etmiş, rivayetlerinden de şikayetçi olmuşlardır. Hatta Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali onu yalancılıkla itham etmişlerdir.
  3. Hz. Ömer onu kamçılamış, şayet hadis rivayetini terk etmezse sürgün edeceğini bildirmiştir. Ancak, Hz. Ömer’in şehit edilmesinden sonra yeniden hadis rivayetine başlamıştır.
  4. Çok unutkan birisi olup hafıza zayıflığından dolayı hadislerini kabul ettirmek için veya sahih olduğunu ispat ettirmek için meşhur kıssayı uydurmuştur.
  5. Hz. Muaviye, Hz. Ali hakkında hadis uydurmak için Ebu Hureyre’yi yönlendirmiştir.
  6. İlmi ve fıkhi görüşü olmayan birisidir. Dolayısıyla Hz. Ömer, onu şura ehline dahil etmemiştir.
  7. Sahabenin avam tabakasındandır. Onun fazileti hakkında her hangi bir hadis varit olmamıştır.
  8. Gafil olduğundan dolayı, İslâm dinine hurafeleri ve evhamları sokmak için İslâm düşmanları onu kullanmışlardır.
  9. Hadis uyduran birisidir. Çok hadis rivayet etmesini fırsat bilerek hadislerini tezvir etmişlerdir.
  10. Garabet ve hoş görünmeyen hadislerde teferrüt ettiği halde müslümanlar onun hadislerini kabul etmişler, getirdiği sorunlara rağmen onun hadislerini dinlerinin tamamından saymışlardır. Dolayısıyla öyle hurafe, İsrailiyat ve Mesihhiyat’tan olan şeyler nakletmiştir ki, bundan dolayı bir çok itham almıştır.

Daha sonra yazar Ebu Hureyre’nin reddedilen hadislerini örneklendirmiştir. Bunlar, sırasıyla şu hadislerdir: 1. Türbe hadisi, 2. Musarra hadisi, 3. Cünüp iken oruç yoktur. hadisi, 4. Unutkanlık ve zekasının geriliği ile ilgili hadis.

CEVAPLAR:

  1. Birçok hadisi, Peygamber’den işitmediği, onları sahabe ve tabiinden işittiği iddiası delili olmayan bir iddiadır. Bilakis, deliller bunun tersinedir. Ayrıca rivayet edip de Peygamber’den rivayetini tasrih etmediği hadislerin metninde ona yetiştiği dönemde ondan işittiği anlaşılmaktadır. Birçok sahabe, Ebu Hureyre’nin Peygamber ile birlikte kalmasından dolayı, çok hadis rivayet etmesi konusunda şahitlik etmişlerdir. Ebu Hureyre’nin tabiinden rivayet ettiği herhangi bir hadis bilinmiyor. Sahabenin, tabiinden rivayet ettikleri hadislerin sayısı yirmiyi geçmemektedir. Kaldı ki, bunlar içerisinde sahih olmayanlar da vardır. Diğerleri ise, küçük sahabelerin onlardan rivayet ettikleridir. Ayrıca mürsel hadisle ihticac edilmediği malumdur.
  2. Ömer, Osman ve Ali’nin Ebu Hureyre’yi tekzip ettiğini İbn Kuteybe Nazzam’dan nakleder. Sonra Nazzam’ın, dinde istikametli birisi olmadığını birçok muhalif görüşleri bulunduğunu ve birçok sahabeyi de itham ettiğini söyler. Ne yazık ki, Ebu Reyye okuyucuyu şaşırtmak için Nazzam’ın sözünü İbn Kuteybe’nin sözü olarak gösterir.
  3. Ömer’in Ebu Hureyre’yi kamçıladığı ve hadis rivayetini terk etmezse onu sürgün edeceği dolayısıyla da, Ömer’in ancak şehit edilmesinden sonra yeniden hadis rivayetine başladığı iddiasına şöyle cevap verilir: Evvela bu rivayet zayıftır. Çünkü Ebu Cafer el-İskafi yoluyla gelmiştir ki, bu zayıf bir ravidir. Ömer’in yasaklamasına gelince, çok hadis rivayetini yasaklamak istemiştir. Çünkü çok hadis rivayet eden kimsede hata, yanılma ve muğalata olur. İnsanlar da bu rivayetlere göre hareket ederler korkusuyla o sözünü, Ebu Hureyre’ye söylemiştir. Nitekim Ömer, daha sonra, Ebu Hureyre’nin hadis rivayetine izin vermiştir. Kaldı ki, mezkur rivayet münkerdir.
  4. Muaviye’nin Ebu Hureyre’yi Ali hakkında hadis uydurmaya yönlendirmesi, Ebu Cafer el-İskafi’nin uydurduğu bir olaydır. Zaten bu adam, hem Mutezili hem de koyu bir Şii’dir. Zikrettiği hikaye için herhangi bir senet zikredilmemekte ve sağlam bir kaynaktan da gelmemektedir. Kaldı ki, Muaviye böyle bir şeye tenezzül edecek kadar onursuz değildir.
  5. Ayrıca, Ebu Hureyre’nin Ali’nin zemmi hakkında rivayet ettiği hadisler nerede? Hadis alimleri, bu hadisler hakkında ne demiş? Acaba, Ebu Hureyre için bunu bir cerh mi saymışlardır? İskafi’nin zikrettiği şey, Şi’i bir desisedir. Bunun arkasında Muaviye ve Ebu Hureyre’yi kötülemek maksadını taşır.
  6. Ebu Hureyre’nin avam kimselerden olduğu, hiçbir tabakada zikredilmediği ve fazileti hakkında da hiçbir rivayetin bulunmadığı iddiası doğru değildir. Çünkü o, hafız sahabelerin büyüklerinden ve fetva ehlinden birisidir. Nitekim Ömer onu Bahreyn’e vali yapmıştır. Muaviye’de onu birkaç defa Medine’ye vali olarak tayin etmiştir. Hiçbir tabakada zikredilmemiş olduğu sözü de doğru değildir. Çünkü Ebu Hureyre, Hudeybiye ile Mekke fethi arasında hicretin yedinci yılında hicret edenlerdendir. Fazileti hakkında bir rivayet yok demek de yanlıştır. Peygamber ile üç yıl beraber kalması ona fazilet ve şeref olarak da yeter. Kaldı ki, Peygamber, ona ve annesine dua etmiştir. Aynı zamanda Ebu Hureyre, Suffe ehlindendir. İmam Müslim onu, faziletli olan sahabelerden saymıştır.
  7. Ebu Hureyre’nin alim ve fakih olmadığı iddiası da yanlıştır. Bilakis o, sahabenin alimlerinden olup fetvada kaynak olan birisiydi. Nitekim bu konuda İbnu’l-Humam, Zehebi ve İbn Emir el-Hac onun fakih olduğuna dair sözleri mevcuttur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir