1. Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) den; Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının yanında mahremi olmaksızın bir gün ve gecelik yola çıkması helal olmaz.”[1]

  1. İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) dan; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Hiçbir kadın mahremi beraberinde olmadıkça sefere çıkmasın, kadının beraberinde mahremi olmadıkça yanına (yabancı) hiçbir erkek girmesin. Birisi dedi ki:

-Ya Rasûlallah! Şu ve şu ordunun içinde gazveye çıkmak istiyorum. Hanımım da haccetmek istiyor. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

-Sen de hanımınla beraber haccet, buyurdu.”[2]

*Alimler, yukarıdaki hadislerden dolayı bir kadının üzerine haccın farz olması için mahreminin yanında bulunmasının şart olup olmadığı hususunda ihtilaf etmişlerdir:

a) Hanefî Uleması: Kadının bulunduğu yer ile Mekke arasında üç günlük veya daha fazla mesafe varsa kadının üzerine haccın farz olması için yanında mahre-mi bulunması şarttır.

b) Hasan Basrî, en-Nehaî, İshak b.Rahuveyh ve İbni Münzir (mesafe gözetmeksizin) bunu şart koşarlar.

c) Ahmet b.Hanbel’in de bu görüşte olduğuna dair bir rivayet vardır.

d) Malikî Uleması: Mesafe bir gün ve bir gecelik uzaklıktaysa kadına haccın farz olması için mahremi ya da kendilerinden emin olduğu arkadaşlarının bulunması şarttır.

e) Şafiî Uleması: Mesafe ne olursa olsun kadının yanında mahremi ya da güvenilir kadınlar bulunmadıkça kadına hac farz olmaz.

-Malikî ve Şafiî alimlerin delilleri;

  1. Ömer (Radıyallahu Anh) in, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ın eşlerini Osman (Radıyallahu Anh) ve Abdurrahman b.Avf (Radıyallahu Anh) ın refakatinde hacca göndermesi.[3]
  2. Yanında bulunan arkadaşların güvenliği sağlayacak olmalarıdır.

-Ancak bunlar eleştirilmiştir. Şöyle ki;

  1. Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ın hanımları mü’minlerin anneleridir. Bundan dolayı başka kadınların durumu onlara kıyas edilemez.
  2. Bir kadının yanında başka kadınların bulunması emniyet teşkil etmez, bilakis iyice fitneye sebep olur.

-İbni Dakîki’l-Îyd (Rahmetullahi Aleyh) (mana olarak) şöyle demektedir:

“Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ‘Allah’ın kadın kullarını Allah’ın mescitlerinden alıkoymayın.’[4] buyurmuştur. Yolculuğu gerektiren bir mescide gitmek isteyen kadınlar, bu husustaki yasaklayıcı hadis (‘Üç mescit dışın-da yükler bağlanıp yola çıkılmaz.’ [5] hadisi) sebebiyle mescide gitmekten alıkonulurlar. Bu meselede de, ‘Hiçbir kadın mahremi olmadan yola çıkmasın…’ hadisindeki yasak, mübahlık arz eden nasların önüne geçirilir ve kadınların mahremsiz yola çıkmalarına müsaade edilmez.”[6]

Ben de acizane diyorum ki;

a) “Ben size bir şeyi emrettiğimde onu gücünüz yettiğince yapın, size bir şeyi yasakladığımda onu (kesin olarak) terkedin.”[7] hadisi,

b) Nehiy (yasak), kerahiyete delalet eden bir delil yoksa haramlığı gerektirir.

c) Haramın delili, mübahın delillerinden daha racihdir.

d) Def’i mefâsid (kötülüğü def etmek), celb-i menâfî(faydayı istemek)den evladır.

(b, c, d) Kaideleri gereği kadınların mahremsiz yola çıkmaları uygun olmaz, Allahu a’lem.

Nitekim Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hususun ehemmiyetine binaen hanımı bu durumda olan bir sahâbîyi, cihat gibi faziletli ve öncelikli bir amelden alıkoyarak ona hanımıyla hacca gitmesini emretmiştir.

[1] Buhârî 1058, Müslim 1339/419-421, Ebu Davud 1723, İbni Mace 2899

[2] Buhârî 1744, Müslim 1341/424

[3] Buhârî 1743 No:1860

[4] Müslim 442/135, İbni Mace 16

[5] Buhârî 1130, Müslim 827/415

[6] Fethu’l-Bârî 4/99

[7] Buhari 7151,Müslim 1337/412

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir