1. Kur’an, Allah’ın indirdiği tüm kitap ve sahifelerin içerdiği ilahî vahiylerin hepsinin kapsayıcı bir özetidir. O; tevhid, ibadet, hükümler ve güzel ahlak gibi önceki kitaplarda gelen hak prensipleri tasdik eder, onlardaki tahrif ve sonradan girme şeyleri reddeder.

﴾…(Bu Kur’an) iftira olunan bir söz değildir. Lakin O, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyin bir açıklaması ve iman eden bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.﴿ (Yusuf 111)

  1. Kur’an diğer kitap ve sahifelerin hilafına indirildiği günden kıyamete kadar gelmiş ve gelecek tüm cin ve insanlara indirilmiştir. Önceki kitaplar ise belli kavimlere has olarak indirilmekteydi.

﴾ Kim İslam’dan başka bir din ararsa, bilsin ki (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.﴿ (Al-i İmran 85)

﴾ O (Kur’an), ancak alemler (herkes) için bir öğüttür.﴿ (Kalem 52)

﴾…Bu Kur’an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu…﴿ (En’am 19)

Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Muhammed’in nefsi elinde olan (Allah) a yemin ederim ki, bu ümmetten Yahudi ve Hıristiyan herhangi bir kimse beni işitir de, sonra benimle gönderilene

iman etmediği halde ölürse muhakkak ateş ahalisinden olur.” (Müslim 153/240)

﴾ Hani cinlerden bir gurubu, Kur’an’ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur’an’ı dinlemeye hazır olunca „Susun! demişler, bitince de uyarıcılar olarak kavimlerine dönmülerdi.

„Ey kavmimiz! Muhakkak biz Musadan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve dosdoğru yola ileten bir kitap dinledik. dediler. ﴿ (Ahkaf 29-30)

Cin Sûresi 1-2. ayetlerde de benzeri lafızlarla bildirilen haberin devamında cinlerin dinledikleri o Kur’an’a iman ettikleri beyan edilmektedir.

  1. Kur’an Allah’ın dilediği vakte kadar baki kalacaktır. Çünkü Allah O’nu korumayı üzerine almış ve hükümlerinin devamlı olması için de onda kalıcı hükümler koymuştur. Bu nedenle ilmî gerçekler Kur’an’ın ifade ettiklerini destekler mahiyette ortaya çıkmaktadır.

﴾ Zikri (Kur’an’ı) kesinlikle biz indirdik. Elbette O’nu, yine biz koruyacağız.﴿ (Hicr 9)

﴾…Muhakkak ki O, eşsiz bir kitaptır. O’na önünden de, ardından da batıl gelemez. Hakîm ve Hamîd (Allah) tan indirilmedir.﴿ (Fussilet 41-42)

﴾ İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi (delillerimizi) göstereceğiz ki, O (Kur’an) ın hak olduğu onlara iyice belli olsun…﴿ (Fussilet 53)

  1. Kur’an-ı Kerim; Allah’ın sözü, O’nun apaçık kitabı ve sağlam bir ipidir. Allah O’nu elçisine ümmet için bir anayasa olsun, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkartsın ve dosdoğru yol olan sırat-ı müstakime iletsin diye indirmiştir.

﴾ Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye, sana kitabı hak ile indirdik…﴿ (Nisa 105)

﴾ Elif, lâm, râ. (Bu) Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, Aziz ve Hamîd olan (Allah) ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.﴿ (İbrahim 1)

﴾ Rızasını arayanı, Allah O’nunla kurtuluş yollarına götürür ve onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır, sırat-ı müstakime iletir.﴿ (Maide 16)

  1. Kur’an, harf ve manaları ile Allah’ın kelamı olup, O’ndan gelmiş ve O’na dönecektir. Kur’an mahluk olmayıp Allah’tan indirilmedir. O’nu Cebrail (Aleyhi’s-Selam) a vahyetti, o da Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e indirdi. O Arapça olarak indirildi ve bize de tevatürle nakledildi.

﴾ Muhakkak ki O (Kur’an) alemlerin Rabbinin indirmesidir. O’nu Ruhu’l-Emîn, uyarıcılardan olasın diye apaçık Arap dili ile senin kalbine indirmiştir.﴿ (Şuara 192-195)

Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“…Allah’ın Kitabı bir gecede (kaldırılıp) götürülecek ve yeryüzünde O’ndan bir tek ayet kalmayacaktır…” (İbni Mâce 4049)

  1. Kur’an-ı Kerim, Levh-i Mahfuz’da yazılıdır, göğüslerde (kalplerde) muhafaza edilir, dillerle okunur ve sahifelerde yazılıdır. O, ilk defa hicretin 11. senesinde Yemame Savaşı’nda 70 hafızın şehit oluşu sebebiyle Ömer (Radıyallahu Anh) ın kendisine başvurusu üzerine Ebu Bekir (Radıyallahu Anh) tarafından toplanıp kitap haline getirilmiştir. (Buhârî 5081, 7046)

﴾ Hayır, O ilim sahiplerinin göğüslerinde (yerleşen) apaçık ayetlerdir.﴿ (Ankebut 49)

﴾ Bilakis O, Levh-i Mahfuz’da bulunan şerefli bir Kur’an’dır.﴿ (Buruc 21-22)

  1. Kur’an’da öncekilerin de, sonrakilerin de haberleri, göklerle yerin ve diğer mahlukatın yaratılışı açıklandığı gibi, helal ve haramlar, edep ve ahlakın esasları, ibadet ve muamelatın hükümleri, nebi ve salih insanların yaşantıları, geçmiş kavimlerin kıssaları, mü’minlerin ve kafirlerin görecekleri karşılıklar, ölüm ve ölümden sonraki hayatın teferruatı, cennet ve cehennemin özellikleri etraflıca anlatılmıştır. Bu kitap kalplerde ve bedende bulunan hastalıklara şifa, her şey için bir beyan, mü’minler için de hidayet ve rahmet olarak indirilmiştir.

﴾…Bu Kitabı sana her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet, Müslümanlar için de bir müjde olarak indirdik.﴿ (Nahl 89)

﴾ Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, kalplerdeki (hastalıklara) bir şifa, mü’minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.﴿ (Yunus 57)

Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in ashâbından bir topluluk bir sefer esnasında bir kavme uğradılar. Onları misafir etmek istemeyen o kavmin liderini zehirli bir hayvan soktu. Kendileri ona bir çare bulamayınca sahâbîlerden yardım istediler, bunun üzerine Ebu Saîd el-Hudrî (Radıyallahu Anhuma) hasta olan o lidere Fatiha Sûresi’ni okuyup üfleyerek rukye yaptı ve adam iyileşti. (Buhârî 5771-5772, Müslim 2201/65-66)

  1. Kur’an-ı Kerim, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in en büyük ve ölümsüz mucizesi olup, semavî kitapların sonuncusudur. Bu sebeple hükmü kaldırılamaz ve değiştirilemez. O’ndan bir tek harf dahi eksilten veya inkar eden yahut O’na ilave yapan küfre düşer.

﴾ Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun kelimelerini değiştirecek kimse yoktur…﴿ (En’am 115)

Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Nebilerden her bir nebiye muhakkak sûrette, iman edilen ayetlerin (mucizelerin) benzeri veya insanların kendisine iman ettiği mucizelerden verilmiştir. Hiç şüphesiz ki bana ihsan olunan mucize, Allah’ın bana vahyettiği (Kur’an-ı Kerim) dir.” (Buhârî 5076, 7140, Müslim 152/239)

Alimler Kur’an’ın mucize oluşunu üç başlık altında toplamışlardır.

  1. a) Lugavî Mucizeliği: Arapça en zengin ve üstün bir dil olmasına ve Kur’an’ın indirildiği dönemlerde de en parlak dönemlerini yaşamasına rağmen Kur’an karşısında aciz kalmış, Kur’an’ı inkar eden dil alimleri O’nun bir kusurunu bulamamanın acziyetini yaşamışlar, Allah’ın;

﴾ Eğer doğru söylüyorlarsa O’nun benzeri bir söz getirsinler bakalım!﴿ (Tur 34) şeklindeki meydan okumasına cevap verememişlerdir.

  1. b) İlmî Mucizeliği: Kur’an, tüm insanları düşünüp ibret almaya teşvik etmekte, onlara bilginin kapılarını açmakta ve ilim yolunda ilerleyip her yeni ilmi kabul etmeye çağırmaktadır. Aynı zamanda Kur’an’da, doğru yolu göstermek için verilmiş ilmî işaretler vardır.
  2. c) Teşriî Mucizeliği: Kur’an-ı Kerim;

(1) Ferdin terbiyesiyle işe başlar, onun vicdanını tevhid akidesiyle özgür kılar. Ferdin terbiyesi ile toplumun ıslahı ayrılmaz bir bütündür.

(2) Bundan sonra toplumun çekirdeği olan ailenin kurulmasına ve onun ıslahına yönelir.

(3) Aileden sonra da toplumu yöneten hükümet nizamını ortaya koyar. Bilindiği gibi bu, ferdî otoriteyi men eden şura (danışma) ve eşitlik yönetimidir. Yasama hakkı insanlara bırakılmamış, kanunları bizzat mahlukatını en iyi tanıyan ve onlara en faydalısını emreden Yüce Yaratıcı koymuştur.

(4) Toplum içi ilişkilerden sonra, barışta ve savaşta Müslümanlarla komşuları arasındaki uluslararası ilişkileri belirlemiştir. Kur’an, insan için zaruri olan şu beş esasın korunmasını istemiş ve onları garanti altına almıştır: Can güvenliği, din güvenliği, ırz/namus güvenliği, mal güvenliği ve akıl güvenliği.

  1. Kur’an, önceki kitapların indirildiği gibi tek bir seferde indirilmemiş, olayların akışına, durum ve şartların gereğine uygun olarak 23 yıllık sürede parça parça indirilmiştir. Sahih olan görüşe göre Allahu Teâlâ, Kur’an’ı, Kadir Gecesi’nde Levh-i Mahfuz’dan, dünya semasındaki Beytü’l-İzzet’e bütün olarak bir kerede indirmiş, oradan da Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e parça parça indirilmiştir.

﴾ Biz O (Kur’an) ı Kadir Gecesi’nde indirdik.﴿ (Kadr 1)

﴾ Biz O’nu mübarek bir gecede indirdik.﴿ (Duhan 3)

Kur’an’ın Parça Parça İndirilişinin Hikmeti

  1. a) Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in kalbini pekiştirmek:

﴾ Elçi olan nebilerin haberlerinden senin kalbini sabit kılıp pekiştirecek her haberi sana anlatıyoruz…﴿ (Hûd 120)

﴾ Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl. Nimet içinde yüzen o yalancıları Bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.﴿ (Müzzemmil 10-11)

﴾ Onların sözleri seni üzmesin, şüphesiz ki bütün izzet Allah’ındır…﴿ (Yunus 65)

﴾…Biz O’nunla senin kalbini sağlamlaştırmak için O’nu böyle (indirdik) ve ağır ağır okuduk.﴿ (Furkan 32)

  1. b) Meydan okuma ve müşriklerin soru ve itirazlarına cevap verme:

﴾ Onların sana getirdiği her misale karşı mutlaka biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.﴿ (Furkan 33)

İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) Kur’an’ın indirilişi hakkında şöyle demektedir:

“Müşrikler ortaya yeni bir iddia/iftira attıklarında Allah da onlar için bir cevap indiriyordu.” (Suyûtî, el-İtkân fi Ulûmi’l-Kur’an Ter. 1/100, İbni Ebi Hatim)

  1. c) Kur’an’ı ezberlemeyi ve anlamayı kolaylaştırma: Kur’an ümmî (okuma yazma bilmeyen) bir topluma inmişti. indirilen vahyi anlamaları, hayatlarına aktarmaları ve ezberleyebilmeleri için parça parça indirilmesi en uygun olanıdır. Nitekim Allahu Teâlâ:

﴾ Andolsun ki Kur’an’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık, öğüt alan yok mu?﴿ (Kamer 17) buyurarak O’nun kolaylaştırıldığını haber vermiş, Ebu Said el-Hudri (Radıyallahu Anhuma) da Kur’an’ı sabah beş ayet, akşam da beş ayet olarak öğretmiş ve Cebrail (Aleyhi’s-Selam) ın O’nu beşer ayet beşer ayet indirdiğini haber vermiştir. (el-İtkân fi Ulûmi’l-Kur’an 1/102, İbni Âsâkir. Benzeri Ömer (Radıyallahu Anh) dan Beyhakî, Şuabu’l-İman)

  1. d) Olaylara uygun hareket etme ve teşrîde derece derece ilerleme:

Kur’an başlangıçta iman esaslarını içeriyor ve putperestliği reddediyordu. Akabinde güzel ahlakı emrediyor, kötülük ve hayasızlığı yasaklıyordu. Devamında helal ve haramın kaidelerini açıklıyor ve dinin farzlarını emrediyordu. Muamelatın asılları Mekke’de indirildiği halde, hükümlerin ayrıntıları Medine’de indirilmiştir. Bu hususta Aişe (Radıyallahu Anha) şöyle demektedir:

“Kur’an’dan ilk inen Mufassal’dan bir sûredir. Onda cennet ve cehennem zikredilmiştir. Nihayet insanlar ardı ardına İslam’a girince helal ve haram nazil oldu. Eğer önce: Şarap içmeyin! emri inseydi muhakkak ki insanlar: ‘Biz şarabı asla terk etmeyiz. derlerdi. ġayet önce: ‘Zina etmeyin! emri inseydi, muhakkak ki onlar: ‘Biz zinayı asla terk etmeyiz. derlerdi.” (Buhârî 5090)

  1. Kur’an-ı Kerim 114 sûreyi ihtiva eder. Bunlardan 82’si Mekke’de, 20’si Medine’de indirilmiş olup 12’sinin indiği yer hakkında ihtilaf vardır. Kur’an ayetlerinin sayısı ise elimizdeki mushaflarda 6236 olup, bu Kufelilerin görüşüdür. İbni Abbas’a göre kelime sayısı 77934, harf sayısı ise 323671’dir.

Sûrelerin tertibi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yapılmıştır. Daha sonra bunlar Ebu Bekir (Radıyallahu Anh) zamanında mushafın içine toplandı, Osman (Radıyallahu Anh) döneminde ise tek bir imla üzere yazılıp çoğaltıldı. (Buhârî 5083)

Sûreler uzunluklarına göre dört bölüme ayrılmış ve bu bölümler şöyle isimlendirilmiştir:

  1. a) Tıvâl (Uzun sûreler): Bakara, Al-i imran, Nisa, Maide, En’am, A’raf, Enfal, Tevbe/Yunus.
  2. b) Miûn (Ayet sayısı yüzden fazla olanlar): Yunus, Hûd, Yusuf, Nahl, İsra, Kehf, Ta-Ha, Enbiya, Mü’minun, Şuara, Saffat.
  3. c) Mesânî (Ayet sayısı yüzden aşağı olanlar): Ra’d, İbrahim, Hicr, Meryem, Hac, Nur, Furkan, Neml, Kasas, Ankebut, Rum, Lokman, Secde, Ahzab, Sebe, Fatır, Ya-Sin.
  4. d) Mufassal (Kur’an’ın sonunda bulunanlar): Hangi sureden başladığı ihtilaflıdır. Bazılarına göre Sâd Sûresi’yle başlarken, İmam Nevevî’ye göre Hucurat Sûresi’yle başlamaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir